Glee diye bir dizi var bilir misiniz? Harika bir dizi çocuklar, öyle böyle değil. Nefis. Neyse, konumuz benim hayatımda neler oldu neler bitti. Ne yapıyorum falan filan.
Öncelikle bugünlerde bayram telaşı falan değil de- Glee telaşı var üzerimde. Zaten bu bayram da bir şeye benzemedi. Sonra yarın True Blood'ın 3.Sezonu bitecek ve ertesi gün o bölümü Torrent olarak indireceğim. Sorun şu ki, sadık Torrent'im bugün üzerinde kocaman bir soru işaretiyle bozuldu ve şu anda onu silmişim gibi bana cinnet geçirtecek. Dosya yok, ben de daha indirmedim. Zaten onun bozulduğuna ya da benim onu yanlışlıkla sildiğim gerçeğine alışmak istemiyorum.
Ayrıca yeni aldığım kitaplardan hiçbirini okumadım çünkü nedense İngilizce bir şey okumak artık içimi karartıyor, ayrıca True Blood'ın ilk kitabı ve sonrakiler de aynı olmak üzere- sezon sezon gitmiş. Yani birinci kitapla birinci sezon arasında hiçbir fark yok. Okuyasım yok o yüzden, bir de yarın True Blood bitecek ve bir sene boyunca yeni sezon gelmeyecek. Bu da çok korkunç bir olay.
Neyse ki Glee var ve başlamasına sadece 10 güncük kaldı, bu tesellim oluyor.
Annem beni adını daha yeni duyduğum abuk bir dershaneye yazmış(as it turns out, bilinen bir dershaneymiş) ve dershaneye gitmek kesinlikle istemiyorum. İSTEMİYORUM. Zaten kim ister? Bu da ayrı bir konu.
Kulaklığımı kuzenlerde unuttum ve kendisi çok iyi bir kulaklıktı en az 9279847 yerinden zarar görmesine rağmen ne hikmetse iPhone'da çalışan TEK Apple kulaklığımdı. Cebimdeki iki kolyeyi kulaklık sandığımı anladığımda çok üzüldüm lan. Ben müziksiz yolculuk yapamam da. Kulaklığım olmadan olmuyor, yapamıyorum.
Yazmam gereken iki ayrı hikaye var ve ben çıldırmak üzereyim. Keşke hiç başlamasaydım yani yazmaya, tatil de bitiyor zaten yazamayacağım.
Akşamları uyuyamıyorum? 12de zorla yatağa yatırıyorlar ben 3te uyuyorum. Hiç adil değil yani, uyuyamıyorsam izin versinler de ayakta kalıyım uyuyamadığım vakitte. Neymiş efendim okullar açılıyormuş. Zaten uyuzum şu okulun açılması meselesine.
Bazı insanlar ÇOK yakışıklı, bu bazı insanlar ünlülerin bazıları oluyor, ve İŞTE BEN DELİRİYORUM BUNLARI SEVGİLİLERİYLE GÖRÜNCE.
BANANEYSE.
CAPSI KAPATICAM ÇOK KORKUNÇ GÖZÜKTÜM.
küçük İskender falan Facebook'da patladı ya, insanlar bunu "ergenlik kurbanı" diyorlar. Tamam haklısınız, tamam ergeniz! Ama konu o değil, bir de diyorlar ki "edebiyatı 14 yaşına indirdiği için yumruklardım" falan filan. Şimdi burada yanlış yapıyorlar. Şiirle, sanatla Facebook gösterişi için ilgilenmek başka, gerçekten ilgilenmek başka. 14-15 yaşlarında bir çocuk şiir okuyorsa, sanatla ciddi anlamda ilgileniyorsa bu sanatçının ayıbı değil neşe kaynağı olmalı, gurur duyması lazım kendiyle. 15 yaş az bir yaş değil, sanatla ilgilenmek için de küçük bir yaş değil. ERGEN diyin istediğiniz kadar ama, saçmalamayın, aptallaşmayın. Yapmayın yani. Ayrımın farkına varın, abartmayın diyorum.
Bu kadar olayın üstüne dalga geçiyormuşlar gibi bir de okul açılıyor ve ben kesinlikle-bakınız daha önceki postlarımda ne demiş olursam olayım- K-E-S-İ-N-L-İ-K-L-E açılması taraftarı değilim. Hatta biz okula gitmeden önce yansın ve bir daha da açmasınlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder